Yeni Parti

Yeni Parti

Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanlığına geldikten sonra partiyi “Yeni CHP” (YCHP) anlayışıyla yeniden şekillendirmeye çalıştı. Bu dönüşümün arkasındaki en önemli yapı ise kamuoyunda “10 Aralıkçılar” olarak bilinen kadroydu. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin, kurucu değerlerinden uzaklaştırıldığını ve Atatürk’süz bir CHP modeli inşa edilmeye çalışıldığını yıllarca dile getirdik. Bu anlayışa karşı mücadele ettik, eleştirdik. Hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de partiyi yöneten bu kadroyu sürekli uyardık. Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensupları bu 10 Aralıkçı kadroyu korudular, kolladılar. Sürekli olarak onları öne çıkardılar, tekrar tekrar önemli konumlara ve önemli mevkilere gelmelerini sağladılar. Biz ise eleştirmeye devam ettik.

Biz ise bu gidişata karşı Muharrem İnce’yi öne sürdük, genel başkan olması konusunda destekledik. Ancak zamanla gördük ki bu yapı içerisinde Atatürkçü, Kemalist ve kurucu değerleri savunan bir siyaset üretmek artık mümkün değil. Çünkü Atatürkçü düşünceyi, kurucu değerleri savunamıyoruz. Çünkü Atatürkçü düşünceyi kabul etmemiş bir genel başkanın, Atatürk’ü silmeye çalışan, altı okun ilke sayısını azaltmaya çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin bulunduğu bir yapı vardı. Biz de bunlarla mücadele etmeye başladık. Dedik ki; asıl CHP ideolojisine sahip olan biziz. Biz Kemalistiz, altı oku biz savunuyoruz, onlar savunmuyor. Onlar hata yapıyorlar, terör örgütlerine yanaşıyorlar ve mezhepçilik yapıyorlar. Biz bunları yapmıyoruz. Bu yüzden doğru olan biziz, onlar değil dedik.

Biz bunu yaparken Cumhuriyet Halk Partisi mensupları “CHP’yi bölüyorsunuz.” diyerek bize saldırdılar. Oysa biz asıl CHP’yi temsil ettiğimizi söylerken, onlar sahte CHP’nin peşinden koşuyorlardı. Biz her zaman Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a çalıştığını söyledik. Onlar ise her zaman bize karşı Kemal Kılıçdaroğlu’nu savundular. Biz de her zaman Kemal Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın iktidarda kalması için mücadele ettiğini dile getirip durduk. Bugün bize bunları söyleyen insanlar ne yapıyor? Kendileri yeni parti kuruyorlar. Düne kadar “Partiyi bölmeyin, asıl olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” diyenler, bugün koştura koştura yeni bir parti kurmaya hazırlanıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarını bölecekler. Yani istiyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi baraj altında kalsın.

Ben de şu soruyu soruyorum: Burada bir komplo olabilir mi? Sonuç olarak Kemal Kılıçdaroğlu ve 10 Aralıkçı kadro dediğimiz, Atatürksüz bir CHP modeli hayal edenler ne yaptılar? Önce Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurucu değerlerinden uzaklaştırdılar. Atatürk düşmanlarını partinin en üst yönetimine getirerek, partiyi yöneten kadroları Atatürk’ü sevmeyen, Atatürk’le bağı olmayan, Atatürk ilke ve inkılaplarını savunmayan insanlardan oluşturdular. Böylece CHP’yi adeta tabela partisi hâline getirdiler.

Daha sonra kendi içlerinde yeni bir ekip oluşturdular. Şimdi de bu iki ekip birbirleriyle kavga ediyormuş gibi yaparak partiyi kendi elleriyle bölüyor. Oysa daha iki sene önce birbirlerine “baba-oğul” diyorlardı. Şimdi ne değişti? Eğer ayrılıyorlarsa, 10 Aralıkçı kadronun asıl amacı gerçekleşmiş olmuyor mu? Amaç zaten bu değil miydi? Amaç, Cumhuriyet Halk Partisi’ni Cumhuriyet Halk Partililerin eliyle bölmekti. Aslında Erdoğan burada hiçbir şey yapmıyor.

Peki bugün ne değişti? Bugün aynı insanlar, Kemal Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olunca yeni bir parti kurmaktan söz ediyor. İşte tam burada sormak gerekiyor: Kemal Kılıçdaroğlu bu partide yeni bir isim miydi? Hayır. Yıllardır CHP’nin başındaydı. Bugün eleştirilen kadroların önemli bir kısmını da bizzat kendisi oluşturdu. Madem öyle, şimdi neden bir anda en büyük düşman ilan edildi?

Daha düne kadar Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’ydu. “Türkiye’yi yönetecek en doğru isim.” diyorlardı. Bugün Ekrem İmamoğlu yok, bugün Özgür Özel var. Biz o zaman dedik ki, “Özgür Özel bir yolunu bulur ve Cumhurbaşkanı adayı olur.” Onlar ise, “Olur mu? Mansur Yavaş var, Ekrem İmamoğlu var. Bunlar dururken Özgür Özel’in aday olması imkânsız.” dediler.

Bugün geldiğimiz noktada Ekrem İmamoğlu da Mansur Yavaş da hâlâ Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Peki buna rağmen ne oluyor? Yeni kurulacak partinin merkezinde sadece Özgür Özel ve sonradan CHP’li olmuş kadrolar bulunuyor. Sonuç ne? Cumhuriyet Halk Partisi yine bölünüyor.

Şimdi soruyorum; dün bize yönelttiğiniz suçlamalar bugün sizin için geçerli değil mi? Eğer yeni parti kurmak ihanetse, bugün yaptığınız nedir? Eğer oyları bölmek iktidara hizmet etmekse, bugün siz kime hizmet ediyorsunuz? Yok eğer yeni parti kurmak demokratik bir haksa, o zaman yıllarca bize attığınız iftiraların hesabını kim verecek?

Özgür Özel’in yönetimi ortada. Peki onun seçtiği belediye başkanları kimler? Bugün Özgür Özel döneminde seçilen belediye başkanlarının önemli bir kısmı AKP’ye geçti. Şimdi diyorlar ki, “Tehdit edildiler.” Peki bunun bir planın parçası olmadığını nereden biliyoruz? Kılıçdaroğlu’nun AKP’ye çalıştığını söyleyebiliyorsak, Özgür Özel’in çalışmadığını kesin olarak nasıl söyleyebiliriz?

Kemal Kılıçdaroğlu, AKP kökenli isimleri CHP listelerinden Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerin birinci sıralarından Meclis’e taşıdı. Özgür Özel de AKP kökenli isimleri belediye başkanı yaptı. Sonra da o belediyeler teker teker AKP’ye gidiyor. Yani Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’ndan hiçbir farkı yok. İkisi de aynı dönemde CHP’ye geldi. İkisinin de Cumhuriyet Halk Partisi geçmişi yok. İkisi de gençlik kollarından yetişmedi. İkisi de sonradan siyasetin merkezine taşındı. İkisinin de ideolojik olarak birbirine zıt olduğu tek bir başlık bile yok. İkisi de AKP’ye çalışıyor.

Peki seçim günü geldiğinde ne yapacaklar? Özgür Özel ve ekibine sesleniyorum. Bugünkü seçim sistemi ortada. Yüzde 50+1 sistemi devam ediyor. Tek başınıza iktidar olamayacağınızı siz de biliyorsunuz. O halde seçimden sonra yine dönüp dolaşıp CHP’nin kapısını çalmayacak mısınız? Dün birbirinize söylediğiniz sözleri unutup Kemal Kılıçdaroğlu ile yeniden aynı masaya oturmayacak mısınız? Onunla ortak liste yapmayacak mısınız? Bunu Özgür Özel’in kadrosunun cevaplaması gerekiyor. “Yüzde 60’la geliyoruz.” diyorsunuz. Yine aynı yalanı söylüyorsunuz. Gelemeyeceksiniz. Yüzde 10 alacaksınız, sonra dönüp yine Kılıçdaroğlu’nun listesine monte olacaksınız. İstediğiniz bu mu?

Peki Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu ne oldu? Unutuldular mı? Ekrem İmamoğlu içeride. Peki Mansur Yavaş? Bugün ona “MHP’li.” diyorlar. Yıllardır CHP’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı yapan adam şimdi MHP’li mi oldu? Ekrem İmamoğlu’na da bugün “ANAP’lı.” demeye başladılar. Ne kadar ilginç bir siyaset anlayışı.

Daha düne kadar Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayıydı, bugün ANAP’lı oldu. Mansur Yavaş potansiyel Cumhurbaşkanı adayıydı, bugün MHP’li oldu. Daha düne kadar Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’yi yönetecek liderdi, bugün AKP’li oldu. Şimdi merak ediyorum; yarın Özgür Özel ne olacak? O da zaten belli oldu. Yeni partisini kuruyor, o da artık CHP’li değil. Kendisini aydın zanneden kesimin siyasetten anlamadığının göstergesidir bu ifadeler. Bu insanların bu kadar kısa sürede bu kadar keskin dönüşler yapması bana hiç normal gelmiyor. Bu aslında sosyolojik bir konu. Çünkü adaylar hakkında kesin hükümler verip, sonra 180 derece dönmek, hatalarından ders çıkarmadan sürekli aynı döngüyü yaşamak normal bir siyasal refleks değildir.

Bizim yapmamız gereken kişilerden bağımsız olarak ideolojik hareket etmektir. Bizim için kişiler geçicidir. Ben Memleket Partisi’ndeyken genel başkanımız Muharrem İnce’ydi. Ama Muharrem İnce gelip geçiciydi. Biz orada Muharrem İnce için değil, ideoloji için duruyorduk. O gün bizi temsil ediyor olabilirdi ama yarın değişebilirdi. Çünkü biz bir kişinin değil, bir fikrin peşindeydik. O partide siyaset yapmamızın ve halka kurucu değerleri anlatmamızın sebebi de buydu. Muharrem İnce’nin şahsıyla hiçbir ilgisi yoktu. Ama insanlar siyaseti böyle okumuyor. Bugün Özgür Özel’in peşinden gidiyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum: Özgür Özel Atatürkçü mü? Hangi ideolojiyi temsil ediyor? Atatürk’ün düşmanı olan şeyh said’e “hain diyemeyiz” diyen bir adam Atatürkçü olabilir mi? Kemal Kılıçdaroğlu zaten Atatürkçü değildi. Böyle adamların peşinden gidip kendisine Atatürkçü diyenler önce kendilerini sorgulamalıdır. Atatürk’ün düşmanlarına saygı duyan, onları partinin içine taşıyan ve önünü açan insanlar nasıl Atatürkçü olabilir?

Daha düne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihanet ettiğimizi söylüyorlardı. Bugün aynı şeyi kendileri yapıyorlar. Oysa biz ihanet etmedik. Biz kurucu değerlere sahip çıktık. Altı oku savunduk. Bizim içimizden şeyh said’e “hain demeyelim” diyen tek bir kişi çıkmadı. Ama bugün CHP yönetiminin önemli bir kısmı bu anlayışı savunuyor. Şimdi soruyorum: Kim daha çok Cumhuriyet Halk Partili? Biz mi, onlar mı?

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihanet edenler; Özgür Özel kadrosu, Kemal Kılıçdaroğlu kadrosu, 10 Aralıkçı kadro ve Ekrem İmamoğlu kadrosudur. 4 farklı kadrodan bahsediyorum. Hepsi birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’ni yok etmeye çalışıyor. Bu bir projedir, bir oyundur. Cumhuriyet Halk Partililer de bu oyuna geliyor. Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölüyorlar. İtibarını yok ediyorlar. Bu kadrolar ihanet içerisindeler. Bunları tarih yazacak. Hem de kara harflerle yazacak.

BERK ŞİMŞEK
24.07.2026

Berk Şimşek

Berk Şimşek'in resmi web sitesi. Bu web sitesinde Berk Şimşek'e ait özgeçmiş, siyasi faaliyetler, çeşitli konularda fikir yazıları ve videolar bulacaksınız.