Pejmürde Aydınlar

Pejmürde Aydınlar

Türkiye’de tuhaf bir kitle var, bir zümre var. Bu zümre kendilerinin aydın, elit olduğunu; söylediklerinin tamamen doğru, önerilerinin de mutlaka uygulanması gerektiğini düşünüyor. Kendilerine aydın ve Atatürkçü diyorlar ve biz de gerçekten onları aydın ve Atatürkçü zannediyoruz.

Şimdi bu kitle çok bariz hatalar yapıyor. Siyaseti okuyamıyorlar. Bu yüzden gerçek ile uzaktan yakından alakası olmayan öngörülerde bulunuyorlar. Fakat kesinmiş gibi konuştukları iddiaları çıkmayınca, sanki o sözleri onlar söylememişler gibi davranıyorlar. O hataları yapan kendileri değilmiş gibi, tam tersi yönde bambaşka sözler söyleyebiliyorlar. Daha sonra yine yanılıp tekrar ilk başa dönebiliyorlar. Böyle ilginç, dolambaçlı yollardan ilerleyen bir kitle var. Bu kitleye ne yazık ki aydın diyoruz. Görüyorsunuz işte, memleketin aydını bile cahil.

Bu kitlenin içerisinden birkaç örnek vermek istiyorum. Bunlardan birisi Bedri Baykam. Şimdi Bedri Baykam’a yaptığı saçma sapan öngörülerin tutarsızlığını söylediğimiz zaman hemen itiraz ediyor ve diyor ki; “Ben bilmem kaç tane kitap yazdım, bilmem kaç tane köşe yazısı yazdım, şu kadar demeç verdim. Siz kimsiniz de bana eleştiri yapacaksınız? Gösterin bakalım kaç kitap yazmışsınız, kaç tane araştırma yapmışsınız.“. Yahu, senin söylediğini eleştirebilmem için illa benim de altmış tane okunmayan kitap mı yazmam gerekiyor Bedri Baykam?

Yine aynı şekilde Erol Mütercimler’e de buradan, sosyal medyadan, YouTube’dan ve de üstüne bir de e-posta göndererek iki kere yanlış yaptığını anlatan açık mektuplar yazdım. Hatta kendisine kendi yazdığı 1100 sayfalık Fikrimizin Rehberi Mustafa Kemal isimli kitabı okumasını tavsiye ettim. Bu aslında çok ağır bir sözdür. Düşünsenize, bir insana kendi yazdığı 1100 sayfalık kitabı okumasını tavsiye ediyorsunuz.

Not: Açık Mektupları berksimsek.net’te “Erol Mütercimler’e Cevap” başlığıyla bulabilirsiniz. Mektup1 ve Mektup2

Mektupta kendisine şunu söyledim; Siz Kemal Kılıçdaroğlu’nu savunarak aslında AKP’ye hizmet ediyorsunuz farkında değilsiniz. Çünkü bu adamın tek gayesi AKP’yi ve Tayyip Erdoğan’ı iktidarda tutmaktır. Siz burada çok büyük bir hata yapıyorsunuz. Gelin bu hatadan dönün demiştim. Bakınız, ben ısrarla yazdım ve anlattım, dedim ki Altılı Masa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday dayatmasıdır. Bu masa, Meral Akşener’in de söylediği gibi bir noter masasıdır. Şimdi diyorlar ki böyleymiş meğer. Meğer mi? Ben ilçe ilçe, maydan meydan gezerek bunu boğazım yırtılana kadar bağıra bağıra anlattım. Yetmedi videolar çektim, sosyal medyada yazılar yazdım. Benim gördüğümü bunca yılın sözde siyaset uzmanları göremeyecek, benim anlattığımı onlar bilmeyecek öyle mi? Bırakın bu işleri.

Aradan yıllar geçti. Dün yaptığı televizyon programında bu kez şöyle diyor: “Meğer Kemal Kılıçdaroğlu Erdoğan’ı iktidarda tutmaya çalışan bir projeymiş. Altılı Masa da noter masasıymış.” Ben bunu sana üç-dört yıl önce söylediğimde bana tepki gösteren sen değil miydin Erol Mütercimler? Aynı cümleyi bugün sen kuruyorsun. Sen daha Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve Altılı Masa’nın ne işe yaradığını yıllar sonra anlayabiliyorsan, o gün bana neden siyaset dersi vermeye kalkıyordun?

Kusura bakmayın ama artık sizin gibi dinozorların vakti doldu. Emekli olma zamanınız geldi. Yazdığınız kitaplara elbette saygımız var. Geçmişte yaptığınız yorumlar, anlattığınız fikirler başımızın üzerinde ama bundan sonrası için artık sahayı genç kuşaklara bırakmanız gerekiyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü siz artık günümüz siyasetini okuyamıyorsunuz. Bugünkü siyasi dinamikleri anlayamıyorsunuz. Siyaset artık altmışlı, yetmişli yılların siyaseti değil. Dünya değişti, yöntemler değişti, siyaset değişti. Siz ise hâlâ eski reflekslerle yorum yapıyorsunuz.

Bir de şu 68 kuşağıyız laflarıyla konuşanlar var. 68 kuşağı, bugün benim kuşağıma AKP’yi yaşatan kuşaktır. Çok onurlu mücadele verdik, direndik falan diyorlar. Duvara yazı yazmak mücadeleyse, ben de yaptım. Eylemlere mitinglere adam taşımaksa, ben de yaptım. Akıllı telefonu kullanmayı beceremeyen kuşak, bugün gençlere siyaset mi öğretecekmiş? Hadi oradan.

Artık genç neslin yakasından ellerinizi çekin. Çünkü sizler bu öngörüsüz ve tutarsız siyaset anlayışınızla gençleri ancak yanlış yönlendirebilirsiniz. Bıktık artık sizlerden. Her partide sizler varsınız, her kanalda sizler varsınız, her gazetede sizler varsınız. 30 yaşında sizi yazar yapmışlar, 50 sene yazdınız, bugün 30 yaşındakilere çaylak muamelesi yapıyorsunuz. Şimdiki gençler sizi ceplerinden çıkarır, düşün artık bu memleketin yakasından. Sıkılmadınız mı 50 senedir Emin Çölaşan’ı okumaktan, sıkılmadınız mı Uğur Dündar dinlemekten? Pejmürde siyasetinizden gına geldi.

Bıktık bu tutarsız analizlerden. Bıktık her seçim döneminde aynı hataların tekrar edilmesinden. Bugün de diyorsunuz ki, “Özgür Özel’in peşine düşelim.” Yarın yine çıkıp “Bu da hataymış.” diyeceksiniz. Bu hataları görün. Bu yanlışlardan dönün. Artık siyaset yorumlamayı da bırakın. Yazdığınız onlarca kitabı kütüphanelere bağışlayın ve siyaset sahnesinden çekilin.

Ben burada sadece üç-beş isim üzerinden konuşuyorum ama aslında onlarca isme sesleniyorum. Kırk yıl, elli yıl, altmış yıl Türk siyasetinde yer aldınız. Artık yeter.

Hiçbir şeyi doğru okuyamıyorsunuz. Yeni nesil siyasi hamleleri anlayamıyorsunuz. Hiçbir şeyi doğru analiz edemiyorsunuz. Bu yüzden de sürekli yanılıyor, birkaç yıl sonra dönüp kendi söylediklerinizi tekzip ediyorsunuz. Dönün bakın şu hayatınıza, baştan sona hezimet dolu. Ekmeleddin’leri sizler patlattınız tepki göstermek yerine, 12 kere yenilmiş Kılıçdaroğlu’nu sizler dayattınız tepki göstermek yerine. Alternatif yok muydu, vardı. Muhalefete muhalefet edilmez mantığınız bize bir sürü Erdoğan zaferi gösterdi. Sizde âlâ Erdoğancı mı var bre?

Artık siyasetten elinizi ayağınızı çekin. Türkiye sizin oyuncak alanınız değil. Türkiye’de siyasete yön verecek insanlar artık sizler değilsiniz. Bugün kalkmış Yeni Parti kesin açık ara kazanacak diyorlar. Onca hata, onca öngörüsüz yoruma rağmen bu kaçıncı öngörüsüz tahmin? Bu insanlara aydın diyorlar. Yazımın başında dediğim gibi, memleketin aydını bile cahil. Bu arada; “Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

BERK ŞİMŞEK
02.08.2026

Berk Şimşek

Berk Şimşek'in resmi web sitesi. Bu web sitesinde Berk Şimşek'e ait özgeçmiş, siyasi faaliyetler, çeşitli konularda fikir yazıları ve videolar bulacaksınız.