Baba Ocağında Kalan Kül

Baba Ocağında Kalan Kül

Bir siyasi parti düşünün. Kuruluş felsefesini cumhuriyet, hak, hukuk, adalet ve Atatürkçülük gibi kavramların üzerine inşa etmiş olsun. Sonra dönüp bugünkü haline bakın. Ortada ne devrim kalmış, ne kurumsal ağırlık, ne de devlet ciddiyeti. CHP’nin bugün yaşadığı kriz basit bir yönetim hatası değildir. Bu, yıllardır ertelenen çürümenin artık gizlenemeyecek hale gelmesidir. Çünkü ortada fikir kavgası yok. Kimsenin Cumhuriyet değerleri için birbirine girdiği falan da yok. Kavga tamamen koltuk, makam ve güç paylaşımı kavgasına dönüşmüş durumda. Herkes birbirine “partiyi kurtarma” söylemiyle saldırıyor ama aslında herkes kendi alanını korumaya çalışıyor.

İşin en trajik tarafı ise şu: Bugün sokakta “direniyoruz” görüntüsü verenler, ülkenin gerçekten kırıldığı anlarda ortada yoktu. 2017 referandumunda mühürsüz oylar kabul edilirken bu insanlar neredeydi? Ülkenin rejimi fiilen değişirken neden kimsenin sesi çıkmadı? Bugün ellerinde megafonla “hak hukuk adalet” diye bağıranlar, o gün YSK önüne gidip direndi mi? Hayır. Çünkü o gün gerçekten risk vardı. Bugün ise kameralar var. İşte bu yüzden bugünkü öfkenin samimiyeti sorgulanıyor. Çünkü insanlar hafızasını tamamen kaybetmiş değil.

Bir başka çöküş de CHP’nin kendi kimliğini kaybetmesinde görülüyor. Parti artık kendi ideolojisini büyüten bir yapı olmaktan çıkıp küçük siyasi grupların rezervasyon merkezine dönüşmüş durumda. Yüzde 0.1 oy alamayan yapılar ellerinde kendi bayraklarıyla CHP Genel Merkezi önüne geliyor, poz veriyor, slogan atıyor. Neden? Çünkü biliyorlar ki bu kapıdan içeri girildiğinde birkaç milletvekilliği, birkaç belediye kontenjanı koparmak mümkün. Kılıçdaroğlu döneminde bunun örneklerini gördük. Bugün de aynı anlayış devam ediyor. Bu yüzden genel merkez önündeki görüntüler bir “dayanışma” değil, kurumsal otoritenin erimesidir. Ana muhalefet partisinin kendi kitlesini mobilize edemeyip marjinal yapıların görüntüsüne yaslanması, siyasal güç değil zafiyet göstergesidir.

Özgür Özel’in kriz anındaki görüntüsü ise bu tablonun özeti gibiydi. Önce “Buradan çıkmayacağız“, “Direneceğiz“, “Bizi kimse çıkaramaz” denildi. Sonra polis geldi. Tebligat kapıya dayandı. Kameralar önünde tebligat yırtıldı, büyük cümleler kuruldu. Ardından ne oldu? İki saat sonra bina boşaltıldı. Sonra “Meclise gidiyoruz” dendi. Arkadaki kalabalık barikatların arkasında kalınca yön değiştirildi. Ardından tekrar geriye dönüp bu kez TOMA’ya çıkıldı. Sonra Milli Güvenlik Parkı’nın önünde otobüs beklendi. Sürekli değişen kararlar, sürekli değişen söylemler. Kriz anında liderlik dediğiniz şey tam burada belli olur. Lider dediğiniz kişi yön değiştiren değil, yön veren kişidir. Dün ortaya çıkan görüntüler ise kriz yöneten bir lider değil, anlık reflekslerle savrulan bir siyasetçiydi.

Ama belki de en ağır tablo şuydu; Saatler öncesinden örgüte defalarca mesajlar gönderildi. “Genel merkeze gelin” ve “Sokağa çıkın” çağrıları yapıldı. Sonuç? Milyonlarca seçmeni olan bir partinin genel merkezi önünde sadece yüz kişi toplandı. Bu yalnızca bir katılım problemi değildir. Bu, örgütün kendi liderine duyduğu inancın erimesidir. İktidar olacağını iddia edip, genel merkezine topu topu yüz kişi toplayabiliyorsan, bu ciddiye alınması gereken bir sorundur. Demek ki toplum sana senin politikalarını beğendiği için değil, iktidarın karşısında yer aldığın için mecburiyetten oy veriyor. Peki bu tablonun karşısında Özgür Özel ne yaptı?

Algıyı kırmak için bugün İzmir’de miting düzenledi. En çok partizan nerede toplanır hesabıyla. Bu bir hamle değil, manevradır. Böyle parti yönetmeye kalkarsan, sandıkta hüsrana uğrarsın. İnsanlar AKP’den bıktı ama sana da güvenmiyor.

Bugün CHP’de yaşanan şey yalnızca bir parti içi kriz değildir. Bu, yıllardır ertelenen hesaplaşmanın dışarı taşmasıdır. Cumhuriyet’in kurucu partisinin geldiği nokta budur. Sen ihanet masasına oturursan, şeyh saidi savunursan, dersim katlimanı için özür dilemeye kalkarsan, vatan hainleriyle helalleşeceğiz dersen, Atatürk düşmanlarını bünyene sokup meclise taşırsan, paradan kuleler yapanları ihraç edemezsen en çok ihtiyacın olduğu gün yüz kişi bile sokağa çıkaramazsın.

BERK ŞİMŞEK
26.05.2026

Berk Şimşek

Berk Şimşek'in resmi web sitesi. Bu web sitesinde Berk Şimşek'e ait özgeçmiş, siyasi faaliyetler, çeşitli konularda fikir yazıları ve videolar bulacaksınız.